ÖĞRETMENLERİMİZ

İLK ÖĞRENCİLER

Saat

Rastgele Resimler

Unutulan Oyunlarımız

Bu sayfada unutulan oyunlarımızı hatırlatmaya çalışacağız.

MET ( ÇELİK – ÇOMAK)

Oyuncu sayısı : 2 kişi

Oyunun eşyaları : met ve sopa

Sayışma ile oyuna kimin başlayacağı tespit edilir.

Ortaya bir çukur açılır. Oyuna başlayan kişi bir eli ile meti tutar, diğer elindeki sopa ile mete vurarak ileriye atar. Met yere düşünce elindeki sopayı çukurun üzerine uzatır. Karşıdaki oyuncu meti eline alıp yere uzatılan sopaya doğru atar. Eğer met sopaya değerse ebelik değişir. Değmezse ebe sopayı eline alıp, yerde duran metin ucuna vurarak meti havalandırmaya ve havada iken meti uzağa atmaya çalışır. Metin düştüğü yer ile çukur arasını rakip oyuncu bir adımda atlayabilirse ebelik el değiştirir. Atlayamazsa aradaki mesafe adımla ölçülerek ebenin sayısı olur.

Ebe meti tekrar havada vurup uzağa atarak oyuna tekrar başlanır. Sayılar kaldığı yerden devam edilerek sayılır.

MOKA

Oyuncu sayısı : en az 2 kişi

Oyunun eşyaları : herkese atabileceği büyüklükte yuvarlak bir taş.

Sayışma ile bir oyuncu ebe olur. Yere düz bir çizgi, bu çizgiden belli bir uzaklığa küçük bir daire çizilir.

Oyuncular bu çizginin arkasına sıralanır. Ebe olan oyuncu taşını dairenin içine bırakır. Diğer oyuncular ellerindeki taşlarla ebenin taşını dairenin içinden çıkarmaya çalışırlar. Ebenin taşını vuramazlar yada vurdukları halde dairenin dışına çıkaramazlarsa çizginin ötesine geçemezler. Geçenleri ebe ebelemeye çalışır. Ebelenen olursa oyun yeniden başlar. Çizgiyi geçip de ebeye yakalanmadan taşının üzerine basan oyuncu ebe olmaktan kurtulur ama o da taşını eline alamaz. Alır ve ebelenir ise ebe o olur. Taşı alıp yerine geçmek için 2 yol vardır. Birincisi bastığı taşı, ayaklarını kullanarak bir ayağının üzerine alıp havaya atarak havada tutmak. İkincisi ise ebenin taşının vurulup daire dışına çıkmasını bekleyip, ebe taşını daire içine getirene kadar kendi taşını alıp çizgiden öteye koşmak.

Taşını havada tutamaz ve yere düşen taşı basıncaya kadar ebelenen oyuncu ile taşını alıp kaçan oyuncu çizgiden geçmeden ebelenirse ebe olur ve oyuna devam eldir.

ÇATANAK

Oyuncu sayısı : 3 ten fazla kişi

Oyunun eşyaları : herkese atabileceği bir sopa, üç ayaklı 25-30 cm yüksekliğinde çatal ağaç

Mokaya benzeyen bir oyundur.

Sayışma ile bir oyuncu ebe olur. Yere düz bir çizgi, bu çizgiden belli bir uzaklığa küçük bir daire çizilir.

Oyuncular bu çizginin arkasına sıralanır. Ebe olan oyuncu çatanak denilen üç ayaklı ağacı dairenin içine bırakır. Diğer oyuncular ellerindeki sopalarla çatanağı vurup uzağa atmaya çalışırlar. Çatanak vurulduğunda ebe çatanağı yerine koyup çizgiyi geçen oyunculardan birini ebelemeye çalışır. Ebelenen olursa oyun yeniden başlar. Çizgiyi geçip de ebeye yakalanmadan sopasını alıp çizgiyi geçen oyuncu ebe olmaktan kurutulur. Ebe çizginin içindeki oyuncuyu kovalarken diğer oyuncular ellerindeki sopalarla çatanağı devirip arkadaşlarını kovalanmaktan kurtarmaya çalışırlar. Kurtaramazlarsa o ebe olur ve oyun yeniden başlar.

KUZULUK

Oyuncu sayısı : 2 kişi

Oyunun eşyaları : 6 tane düz, yeteri kadar da atılabilecek büyüklükte taş.

Oyun karşılıklı olarak oynanır. Oyuncular 5-7 metre uzaklıkta birbirine paralel iki çizgi çizerler. Her oyuncu 3 tane düz taş alıp bu taşları ilki çizgi üzerinde olacak şekilde geriye doğru belli uzaklıkta diker. Her iki oyuncunun diktiği taşların karşılıklı aynı hizada olmasına dikkat edilir.

Sayışma sonunda oyuna ilk başlayan oyuncu elindeki taş ile rakibinin taşlarından birini yıkmaya çalışır. İlk attığı taş ile rakibinin bir taşını yıkarsa ikinci taşı atmaya hak kazanır. Yıkamazsa atış hakkı karşıya geçer. Oyun sırasında çizgi ihlali yapılmaz.

Üç taşı da yıkılan oyuncu 1-0 yenik duruma düşer. Oyuncular yer değiştirip yeni oyuna başlarlar.

KALE KAPMACA

Oyuncu sayısı : 4-5 kişiden az olmamak üzere 2 grup oyuncu

Oyunun eşyaları : yerde sabit iki küçük taş

Hız, çeviklik, dikkat ve yardımlaşma gerektiren bir oyundur.

Gruplar dengeli olacak şekilde seçim yapılır. Oyuncuların yaş grubuna göre belli mesafede olacak şekilde yerde sabit iki küçük taş seçilir. Bu taşlar o grupların kaleleri olur. Oyunun amacı kendi kalesini rakipten korurken, rakibin kalesini ele geçirmektir.

Oyuncular sıra ile kalelerinden çıkıp rakip kaleye doğru yaklaşırlar. İki oyuncu karşılaşıp birbirini ebelediğinde kalesinden, rakibine göre daha sonra çıkan oyuncu güçlü sayılır. Önce çıkan oyuncu esir olarak alınır.

Esir düşen oyuncu kalenin yanında arkadaşları tarafından kurtarılmayı bekler. Kendi oyuncularından birisi rakibine yakalanmadan gelip esir düşen oyuncuya değerse o oyuncu esirlikten kurtulmuş olur. Ancak kendi kalesine gelip kaleye basmadan oyuna giremez.

Bir oyuncu rakiplerine yakalanmadan rakiplerinin kalesine ayağı ile basınca oyun biter. Kaleler değişilerek oyuna yeniden başlanır. Oyunun en önemli kuralı rakibinden sonra kaleden çıkmaktır.

İP SİVİŞTİ

Oyuncu Sayısı : 5 ten fazla

Oyunun eşyaları : uzun bir urgan

Sivişmek: bir ip ya da tel üzerinde dizili eşyaların sağa sola kayması.

Urganın iki ucu bağlanır. Yere paralel olarak açılır ve oyuncular bu urganı tutarak daire olurlar. Seçilen ebe dairenin içine girer. Ebe urganı tutan oyunculardan birini yakalayıp ebelikten kurtulmaya çalışır. Dışarıdaki oyuncular yakalanmamak için urganı bırakıp geriye çekilir. Geriye çekilen oyuncunun sağında ve solunda bulunan oyuncular urgan yere düşmesin diye urganı gergin tutarlar.

Ebenin yakaladığı kişi ebe olup urganın içine girer.

PALASKA

Oyuncu Sayısı : 10 dan az olmamak üzere 2 nin katlarında oyuncu

Oyunun eşyaları : sağlam bir kemer

Oyuncular arada geniş bir boşluk kalacak şekilde birisi öne diğeri arkaya dikilerek ikişerli gruplarla daire olurlar.

Ebenin eşi boşta kalır. Ebe kemeri eline alır ve boşta kalan oyuncuyu kovalamaya başlar. Yaklaştığında iki ucundan tuttuğu kemer ile vurur. Kaçan oyuncu dayak yememek için en yakınındaki ikilinin önüne dikilip daireye doğru döner. Bu andan itibaren ebe üçlü olan bu grubun en arkasındaki oyuncuyu yakalamaya çalışır. O da dayak yememek için başka bir grubun en önüne geçer.

Ebe yorulunca değiştirilerek oyun devam eder.

KULACIK

Oyuncu Sayısı : 3 kişilik 2 grup

Oyunun eşyaları : yere dikmeye bir ağaç, bir tane met, meti vurmak için 2 sopa ve meti yakalamak için 6 tane çırpı.

Oyuncular iki gruba ayrılıp önce kimin başlayacağı tespit edilir.

Oyuna ilk başlayan grubun oyuncuları, yere dik batırılmış ağacın üzerine met dediğimiz kısa sopayı T harfi olacak şekilde koyarlar. İçlerinden birisi mete hızla vurarak uzağa atmaya çalışır. Rakip grubun oyuncuları ellerine birer çırpı alarak meti havada durdurup yere indirmeye çalışırlar. Meti havada vururlarsa; metin düştüğü yerden, vuramazlarsa; metin kendi hızı ile gidip durduğu yerden meti geriye atıp yere dikilen ağacı vurmaya çalışırlar. Elinde sopa ile bekleyen oyuncu ise meti havada vurup geri çevirmeye çalışır. Met vurulmadan ağaca çarparsa veya vurulmadan, ağaca eldeki sopanın boyundan yakın düşerse ebelik değişir. Eğer met havada geri çevrilir ise düştüğü yer ile dikili ağaç arası atış yapılan sopanın boyu ile ölçülür. 50 sayı bir löpek olur. En çok löpek kazanan oyunu da kazanmış olur.

Bu oyun daha ziyade yetişkinler tarafından bayramlarda oynanırdı. Sırf bu oyun için yakın köylerden köyümüze gelen misafirler olurdu.

CİTME

Oyuncu sayısı : 2 den fazla

Oyunun eşyaları : Ağaçların esnek olan genç filizlerinden kesilmiş 1 metre uzunluğunda sopa. (Çaltı tercih edilir)

Çaltı, dikenli bodur bir ağaç türü olup bahar aylarında çiçek açar. Avlu yapımında kullanılır.

Çatlının genç filizlerinden kesilip, dikenleri temizlenir. İnce tarafından hafif olarak eğilir. Bu iş için gerekirse ağaç fırında ısıtılıp sıcak iken eğme işlemi yapılabilir.

Citmelerini hazırlayan oyuncular bir hizada dizilip sol diz yere değecek şeklide diz çökerler. Citmelerini, ince eğik uç yere vurulacak şekilde tutup, citmeyi 1-2 kete yere vurup esneterek ileri doğru fırlatırlar. Citmenin ince ucu yere vurulunca, üstte kalan kalın uç ileri doğru eğilir, bırakılınca da ileri doğru gider.

Bütün oyuncular citmelerini atarlar. En geride kalan citmenin sahibi gidip citmeleri toplar ve sahiplerine verir. Oyuna yeniden başlanır.

GAMBIR (KAMBUR)

Oyuncu Sayısı : 2den fazla

Oyunun eşyaları : Yaşlı ağaçların yüksek olmayan yere paralel dalları

Ebe seçilen oyuncu yerde kalır, diğer oyuncular ağacın yere paralel olan dalına çıkarlar. Oyunun başlaması ile ebe de ağaca tırmanıp oyunculardan birini ebelemeye çalışır. Diğer oyuncular daldan aşağı atlayıp tekrar ağaca tırmanmaya çalışırlar.

Ebe sadece önündeki oyuncuları ebeleyebilir. Hızlı hareket edip ebenin arkasına yerleşen oyuncuları ebe ebeleyemez.

ÜÇ TAŞ

Oyuncu Sayısı: 2

Oyunun araçları: 2 Farklı renkte 3 er tane taş

Üç taş için yere bir üçgen ve bu üçgenin köşelerinden karşı kenara birer çizgi çizilir. Oyuncular sıra ile birer tane taşı çizgilerin kesiştiği yerlere koyarlar. Bütün taşlar yerleştirildikten sonra ilk taşı koyan oyuncu oyuna başlayarak bir taşını hareket ettirir. Daha sonra diğer oyuncu bir taş hareket ettirir. Oynayacak yeri kalmayan oyuncu yenik sayılır. Bu sefer ilk taşı diğer oyuncu koyarak oyuna yeniden başlanır.

Bu oyunun amacı rakibine oynayacak yer bırakmamaktır.

DOKUZ TAŞ

Oyuncu Sayısı: 2

Oyunun araçları: 2 Farklı renkte 9’ar tane taş

Bu oyun için düz bir yere iç içe 3 tane kare ve karelerin kenarlarının ortalarından birbirine 4 çizgi çizilir. Bir oyuncu çizgilerin kesiştiği yerlerden birine ilk taşı koyar. Rakip oyuncu ilk taşını koyar. Taşlar konulurken aynı hizada üç taş dizen oyuncu rakibinin bir taşını oyun dışına atar. Rakibi de hem üç taşı yan yana dizmeye hem de rakibinin üç taşı yan yana dizmesine engel olacak şekilde taşlarını yerleştirmeye çalışır.

Bütün taşlar konulduktan sonra ilk taşı yerleştiren oyuncu oyuna başlar. Taşlardan birisini hareket ettirir. Sonra diğer oyuncu oynar. Üç taşı yan yana getiren oyuncu rakibinin bir taşını alır. Ancak yan yana dizilmiş taşlardan alamaz. Bütün taşlar üçlü dizilmiş ise herhangi bir taşını alabilir.Her hareketle bir noktaya kadar gidilir. Atlama yapılamaz, dolu olan yere oynanmaz.

Üç taşı kalan oyuncu istediği kadar uzağa hareket ettirebilir. Bu arada rakibi tekrar üç taşı yan yana dizerse oyun biter.

(10 taş oyunu da aynı kurallarla oynanır. Sadece şekil farklıdır.)

GIMBIR GIP

Oyuncu sayısı: Serbest

Genelde kalabalık ortamda çocukları kontrol altında tutmak için oynatılan bir oyundur. İçlerinden en yaşlı olanı çocukları daire şeklinde oturtur ve

- Gımbır Gıp Gıp

- Uzun ip ip

- Kim benden önce

- (Bundan sonra değişik şartlar öne sürer. )

- Konuşursa … olsun (sevilmeyen bir varlığın adı olabilir. Ayı, eşek, şeytan gibi)

- Kıpırdarsa … olsun

- Gülerse … olsun, der.

Oyuncular o varlığın adıyla anılmamak için kurallara uyarlar ve disiplin sağlanmış olur.

BİRDİR BİR

Oyuncu sayısı: Bu oyunda belli bir kişi sınırlaması yoktur. Kişi sayısı arttıkça oyun daha zevkli bir hale gelir.

Malzemeler: Oyunda kullanılması gereken bir şey yoktur.

Birdirbir dünyanın her tarafında sevilerek oynanan bir oyundur. Oyunun başında bir ebe seçilir. Ebe öne eğilerek ellerini dizlerine dayar. Diğerleri bir kaç metre arayla sıra luştururlar. Oyuncular sırayla koşarak eğilmiş duran ebenin üzerinden ellerini sırtına bastırıp bacaklarını açarak atlarlar. Atlarken de sırayla tekerlemenin dizelerini söylerler.

“Birdirbir,

İkidir iki, olur tilki,

Üçtür üç, yapması güç,

Dörttür dört, kuş gibi öt,

Beştir beş, aldım bir eş,

Altıdır altı, yaptım kahvaltı,

Yedim yedi, elim sırtına değdi, sekizim seksek,

Dokuzum durak”

Dengesini kaybeden ya da düşen oyuncu “yanmış” sayılır ve yeni ebe olur

İSTOP

Oyuncu sayısı: Sınırsız

Oyunun araçları: top

Oyuncular arasından seçilen ebe topu havaya fırlatır ve oyunculardan birinin ismini söyler. İsmi söylenen oyuncu topu yere düşmeden yakalamaya çalışırken,diğer oyuncular toptan uzaklaşmaya çalışırlar.Oyuncu topu yere düşmeden yakalamayı başarırsa, tekrar havaya atar ve toptan uzaklaşmış bir arkadaşının ismini söyler. İsmi söylenen oyuncu topu yere düşmeden yakalamaya çalışır.

İsmi söylenen oyuncu topu yere düşmeden yakalamayı başaramazsa, topu yakaladığı noktada “İSTOP” diye bağırır ve toptan uzaklaşan bütün oyuncular oldukları yerde dururlar. Ebe bir oyuncuyu topla vurmaya çalışır. Oyuncu vurulmamak için yerinden kıpırdayamaz. Bu oyuncu isterse topu tutmayı da deneyebilir.Topu tutabilirse, ebe tekrar ebe olur. Oyuncu topu tutamaz ve vurulursa yeni ebe olur. Top oyuncuya isabet etmezse , topu atan oyuncuya ceza verilir.

GÜVERCİN TAKLASI

4’er kişilik iki takımla oynanır. Ebe takımından 2 kişi birbirlerine arkaları dönük olarak dururken diğer ikisinden biri ön tarafa diğeri arka tarafa olmak üzere kafalarını ayakta duran arkadaşlarının bacaklarının arasına sokarlar. Diğer takımın oyuncuları önde yarı yatık duran oyuncunun sırtına ellerini koyarak, ayakta duran bellerini aralamış oyuncuların arasından takla atarak arkadaki oyuncunun üzerinden yere inerler. Yatan ve ayakta duran oyuncular, atlama yapan oyuncuları engelleyici harekette bulunamazlar. Bulunurlarsa, atlayış yinelenir. Oyunculardan biri taklayı atamazsa tüm takım olarak, diğer takımın yerine geçer. Oyun aynı şekilde devam eder.

UZUN EŞEK

Kaç kişiyle oynanır: 4 er kişilik 2 grup

Biraz tehlikeli olmasına karşın ülkemizde nesillerdir en popüler oyunlardan biridir. Erkek çocukların rağbet ettiği bir oyundur ve açık havada grup şeklinde oynanır.

Oyuncular iki gruba ayrıldıktan sonra hangi grubun yatacağına, hangi grubun atlayacağına karar verilir. Yatacak takımın ilk oyuncusu, ayakta duran bir kişinin bacaklarının arasına kafasını sokup bacaklarını tutar. Arkasındakiler de bir öncekinin bacaklarından tutarak eğilir. Atlayanlar atlarken “uzun eşşek gaba gaba döşşek” diye bağırırlar ve yatanların üzerine bindikten sonra sürtünemez, ayaklarını dolayamazlar.

Eşek çökerse atlayan grup tekrar atlar, atlayanlardan biri yere değerse yatan grup atlama hakkı kazanır. Eğer tüm grup elemanları başarılı bir şekilde eşeğe binerse, atlayanların en önündeki kişi “tek mi çift mi” deyip parmaklarıyla 1 veya 2 gösterir ve eşeğin en arkadaki oyuncusu tahmin eder. Bilirse atlama hakkı el değiştirir.

SAKLAMBAÇ

Bir ebe seçilir. Ebe oyun alanının önceden belirlenmiş bir yerinde durur, yumulur. Burası ebenin kalesidir. Çocuklar saklanırlar. Ebe belirli bir sayıya kadar ( örneğin ona kadar ) sayar. Sayma işlemi bitince "Önümdeki, arkamdaki, sağımdaki, solumdaki sobe." Der, gözlerini açar, saklanan arkadaşlarını arar, bulmaya çalışır. Gördüğü arkadaşının adını söyleyerek kaleye döner, sobeler. Sobelenen çocuk yanar.

Ebe aramak için kaleden uzaklaştığında, saklanan çocuklar ortaya çıkıp, ebeden önce kaleye ulaşarak "sobe" yapmaya çalışırlar.

Bu arada, yanan ve yanmayan çocuklar ( açığa çıkmış çocuklar ), öteki arkadaşlarına yardımcı olmak için "Elma dersem çık, armut dersem çıkma." gibi sözlerle kopya verirler. Ebe kaleden uzaklaşınca "elma, elma" diye, ebe kaleye yaklaşınca "armut, armut"diye bağrışırlar.

Ebe tarafından bulunarak yanmış olan çocuklar, oyunun bitiminde, kendi aralarında sayışarak yeni bir ebe seçerler. Oyun yeni ebeyle sürer.

Sayfa oluşturulma süresi: 0.03 saniye
451,992 Tekil Ziyaretçi